Savunma sanayi, bir ülkenin egemenliği, bağımsızlığı ve güvenliğinin sağlamasına ve devamlılığı açısından büyük önem arz eder. Bu sebeple de ülkeler geleceklerine güvenle bakabilmeleri ve kendilerini güvende hissedebilmeleri için savunma sanayiine yatırım yapmalıdır ancak bir ülkenin bulunduğu coğrafi konuma göre alacağı tedbirler ve savunma harcamaları azalabilir veya artış gösterebilir. Örneğin bir ülke, kaosların ve kargaşaların yaşandığı bir bölgede yer alıyor ise o ülkelerin savunma harcamaları artmaktadır. Ayrıca savunma sanayii ürünleri yüksek teknolojiye bağlı ürünler olduğu için maliyeti yüksektir ve müşterisi devlet olduğu için sektör devlet tarafından desteklenmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti de dünya genelinde kaosların ve savaşların yaşandığı bir bölgede yer aldığı için Türkiye, savunma sanayiini güçlendirmek ve savunma harcamalarına diğer ülkelere oranla daha fazla harcama yapmak durumundadır. Türkiye’de Savunma Sanayisi, ilk 1923-1950 arası dönemi, ardından 1950-1974 arası dönem, 1974-1998 arası dönem ve 1998 sonrası dönemi olarak dört dönemde incelenir.
Atatürkçülüğün etkin olduğu bu dönemde sanayileşme bir Devlet politikası olarak desteklendi ve Devlet tarafından finanse edilerek büyük sanayi kuruluşları inşa ettirildi bu sayede de şeker fabrikaları ve tekstil işletmeleri açılmıştır.
Bu dönemde, milli savunma sanayii anlayışının her şeyin önünde olduğu bir dönemdir ve Savunma Sanayi kuruluşlarının çoğunluğu devlete ait kuruluşlardır, daha sonra bu kuruluşlar Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nu oluşturdu.
Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nun;
Savunma sanayiinin ulusallığı temelini güçlendirmek için teknik eğitimin başlatılması ve gerekli teknoloji merkezlerinin kurulması da bu dönem içerisinde desteklenmiştir. Örneğin; dönemin sonuna doğru yapılan Ankara Rüzgar Tüneli ise o dönemde inşa edilen rüzgar tünelleri içerisinde dünyadaki en büyük rüzgar tünelidir. Yapımına 1947 yılında başlanan tünel, 1950'de tamamlandığında bütçenin üçte birine mal olmuştur.
TABLO 1. Savunma Sanayii Kuruluşlarımız :1923-1950 Dönem
1924 Ankara’da hafif silah ve top tamir atölyeleriyle fişek ve marangoz fabrikaları 1924 Gölcük Tersanesi 1925 Şakir Zümre Fabrikası 1925 Eskişehir Hava Tamirhanesi 1926 Tayyare ve Motor Türk A.Ş. (TOMTAŞ) 1927 Mühimmat Fabrikası 1930 Kayaş Kapsül Fabrikası 1930 Nuri Killigil Tabanca, Havan ve Mühimmat Üretim Tesisleri 1931 Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası 1936 Barut, Tüfek ve Top Fabrikaları 1936 Nuri Demirağ Uçak Fabrikası 1941 Türk Hava Kurumu Uçak Fabrikası 1941 Taşkızak Tersanesi’nin yeniden faaliyete geçmesi 1942-43 Malatya Uçak Onarım Atölyeleri 1943 Mamak Gaz Fabrikası 1945 Ankara Uçak Motor Fabrikası; KoçSistem (Koç Ticaret Büro Levazımatı A.Ş.) 1950 Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Genel Müdürlüğü |
Kaynak: http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/kurumsal/Documents/SP/cumhuriyet.html, 2010.
Türkiye, 1952 yılında NATO üyesi olmuştur. Bu dönem, bölgesel çatışmalar ve Kıbrıs sorununun olduğu dönemdir. Yapımı dönemin bütçesinin üçte birine mal olan Rüzgar Tüneli hiç kullanılmamıştır. Bu durum da NATO ve Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) bağımlılığa yol açmıştır, 1964’teki Kıbrıs olaylarında ve 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonucunda Türkiye’ye uygulanan silah ambargosu, milli bir savunma sanayiine duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koydu ve krizler sırasında Türkiye, dış tedarike bağımlılığın getirdiği zorluklarla karşı karşıya kaldı.
Bu dönemde yaşanan çıkmaz, milli savunma sanayiini yeniden canlandırma yollarının aranmasına yol açtı ve Türkiye’de modern bir savunma sanayii altyapısının oluşturulmasına yönelik politikaların temelini inşa etti.
TABLO 2. Savunma Sanayii Kuruluşlarımız : 1950–1974 Dönem
1952 İbrahim Örs Döküm Sanayii ve Ticaret A.Ş 1954 MSB Ar-Ge Dairesi Başkanlığı 1957 Mühimmat Fabrikası 1963 OTOKAR 1964 BMC Sanayi ve Ticaret A.Ş 1967 Otomarsan; Northern Electronic Telekomünükasyon A.Ş. (NETAŞ) 1969 Kalekalıp Makina ve Kalıp Sanayi A.Ş. 1969 Meteksan Sistem 1970 Türk Hava Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı 1972 TÜBİTAK-Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü 1972 Türk Donanma Vakfı 1973 TUSAŞ; HEMA Endüstri A.Ş. 1974 HEMA Dişli Sanayii ve Ticaret A.Ş. 1974 Türk Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı 1974 Asil Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. |
Kaynak: http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/kurumsal/Documents/SP/cumhuriyet.html, 2010
Bu dönemde uygulanan esas politikanın, yerli sanayii altyapısından en iyi şekilde yararlanmak, ileri teknolojili yeni yatırımları yönlendirmek ve teşvik etmek, yabancı teknoloji ile işbirliği ve sermaye katkısını sağlamak, ve geliştirme (Ar-Ge) faaliyetlerini teşvik etmek amacıyla gerekli her türlü silah, araç ve gerecin mümkün olduğunca Türkiye’de üretiminin sağlanması olduğunu söyleyebiliriz.
1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası ülkemize uygulanan silah ambargosu sonrası, savunma alanında yerli bir sanayi kurma fikri tekrar canlanmıştır. Ancak Türkiye’nin o dönemlerde yaşadığı döviz sıkıntıları ve politik istikrarsızlıklar Türkiye’nin, daha çok yabancı ülkelerden ithalat yapmasına neden olmuştur.
Diğer bir yandan, Türkiye’nin stratejik konumu, komşu ülkelerinden bazılarının Türkiye’den tehdit algıladıkları için aşırı derecede silahlanmaya gitmeleri ve terör tehlikesi oluşturmaları, Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki ulusal üretim payını arttırmasının zorunlu olmasına sebep olmuştur.
Yapılan ambargolara karşı milli bir tepki olarak Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı kuruldu. Bu dönemin en büyük başarısı olan, Aselsan ve Havelsan, İşbir, Aspilsan bu dönemde kurulan askeri vakıf şirketleridir.
Milli bir savunma sanayii altyapısının tesisine bağlı politikaların tespiti ve bu politikaları uygulama yetkisine sahip mekanizmaların oluşturulması amacıyla Millî Savunma Bakanlığına bağlı olarak 1985 yılında, “Savunma Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı” kurulmuştur. Bu kuruluş daha sonra savunma sanayiini sağlam bir temel üzerine kurmak için sürekliliğin, kaynak ihtiyacının ve devlet yönlendirmesinin gerekli olması nedeniyle çalışmaları tek elden yürütmek ve koordine etmek amacıyla, Başkanlık tarafından Savunma Sanayii Müsteşarlığı'na (SSM) dönüştürülmüştür.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modernizasyonu amacıyla başlatılan bu projeler, yerli savunma sanayiimizin geliştirilmesi bakımından bir fırsat olarak görülerek, SSM tarafından gerçekleştirilen proje faaliyetlerinin katkısıyla da mevcut durumda Türk Savunma Sanayii’nin gelişimi olumlu etkilemiştir.
Özellikle 1980'li yıllarda gerçekleştirilen yasal ve yapısal düzenlemeler sonucunda Türk Savunma Sanayii; bugün TSK'nin ihtiyacı olan silah ve destek sistemlerinden hafif silah, zırhlı araç, tank topu namlusu, uçaksavar topu, gemi, denizaltı ve savaş uçağı ile bu sistemleri destekleyen malzemelerin imal/montaj ve tamirini yapabilecek imkân ve kabiliyete sahip olmuştur.
TABLO 3. Savunma Sanayii Kuruluşlarımız : 1974–1998 Dönem
1975 ASELSAN 1979 Barış Elektrik Endüstrisi A.Ş.; İşbir Elektrik Sanayi A.Ş 1981 ASPİLSAN 1982 HAVELSAN; Yüksek Teknoloji A.Ş Savunma Donatım İşletmeleri Genel Müdürlüğü 1983 Savunma Donatım İşletmeleri Genel Müdürlüğü 1984 TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TAI) 1984 Aksa Makina Sanayi A.Ş 1984 ETA Elektronik Tasarım Sanayi ve Ticaret A.Ş 1985 Savunma Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (SaGeB) 1985 TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI) 1987 Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) 1987 MİKES - Mikrodalga Elektronik Sistemler Sanayii ve Ticaret A.Ş. 1987 FMC-NUROL Savunma Sanayii A.Ş. (FNSS) 1988 ROKETSAN; TRANSVARO Elektron Aletleri Sanayii ve Ticaret A.Ş 1989 Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) 1990 HAVELSAN Teknoloji Radar 1991 Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. (STM) 1991 ESDAŞ Elektronik Sistemler Destek Sanayii ve Ticaret A.Ş. 1992 NUROL Makine Sanayii A.Ş 1993 TİSAŞ Trabzon Silah Sanayi AŞ 1994 Girsan Silah Sanayii; İNFOTRON Elektronik ve Bilgisayar Sistemleri Üretim ve Tic. 1998 RMK Marine Gemi Yapım Sanayi |
Kaynak: http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/kurumsal/Documents/SP/cumhuriyet.html, 2010
1990’lı yıllarda, Türkiye artık 1970’li yıllardan itibaren uyguladığı savunma sanayii geliştirme çalışmaları sayesinde oldukça deneyim kazanmıştı ve çalışmalarını, bir politikaya ve stratejiye bağlamak istedi. İşte 20 Haziran 1998 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararıyla Resmi Gazetede yayınlanan “Türk Savunma Sanayii Politikası ve Stratejisi Esasları” 1975 – 1988 yılları arasında sürdürülen savunma sanayii geliştirme çalışmalarından kazanılan deneyimlerin altında geliştirilmiş bu tarihi doküman Türk Savunma Sanayiinde yeni bir dönemi başlatmıştır.
Dokümanın en dikkat çekici yönü; hedef belirlemesi, teknoloji odaklı olması ve ihtiyaç duyulan sistem ve teknolojileri “milli olması zorunlu”, “kritik” ve “diğer” şeklinde sınıflandırmasıdır. Dokümanın ortaya koyduğu savunma sanayii modelinin merkezinde teknoloji edinme ve geliştirme hedefi vardır. Bu hedef doğrultusunda öncelikle sistem ve teknolojilerin sınıflandırılması, akabinde de uygun tedarik kaynağının belirlenmesi öngörülmüştür (Zylan, 2001: 34)
Yeni model, amacını açık bir biçimde ortaya koyarken, yabancı sektöre de açık ve dinamik bir savunma sanayii altyapısı isteğini de belirterek, ilkeli ama esnek bir yaklaşım ortaya koymuştur. Bütün bunlar, bundan sonra Türkiye’de ulusal teknolojinin gelişebileceğini, yabancı firmalarla rekabet edebilir büyük ve güçlü ulusal savunma sanayii firmalarının oluşabileceğini gösteren olumlu göstergelerdir.
Geçmişten günümüze, Türkiye'nin savunma sanayii, son yıllarda önemli bir büyüme ve dönüşüm geçirmiştir. Türk Savunma Sanayii, yabancı tedarikçilere olan bağımlılığı azaltma, özgün ürünler üretebilme ve ulusal güvenlik yeteneklerini artırma stratejileriyle yönlendirilmiştir ve sistem entegrasyonu konusunda önemli bir alt yapı kazanmıştır. Bu sürece, yerli üretimin artması, araştırma ve geliştirmeye yapılan büyük yatırımlar ve büyüyen ihracat pazarlarıyla olanak sağlanmıştır.
Günümüzde ise Savunma Sanayii Müsteşarlığı, ulusal savunma sanayiinin geliştirilmesi amacıyla uluslararası alanda ortaya çıkan değişim ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda sektöre rehberlik ediyor ve sanayileşmeye yönelik birimlerin proje gruplarına aktif katılımı ile proje faaliyetlerini yürütmektedir. Bu sayede, artık Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaç duyduğu modern, teknolojik savunma araçları sağlanıyorken diğer taraftan ülke savunma sanayiinin geliştirilmesi ve kalkınması mümkün olmaktadır.
TABLO 4. Savunma Sanayii Kuruluşlarımız : 1998 ve Sonrası
2001 Inta SpaceTurk 2002 YALTES Elektronik ve Bilgi Sistemleri Üretim ve Ticaret A.Ş. 2003 Vestel Savunma Global Teknik A.Ş 2004 Global Teknik A.Ş 2004 KALETRON Yazılım Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş 2005 SDT Uzay ve Savunma Teknolojileri 2006 Meteksan Savunma |
Kaynak: http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/kurumsal/Documents/SP/cumhuriyet.html, 2010
KAYNAKÇA